Mobil Menü

30. iŞ sAğlıĞı vE GüVeNliğİ hAFtAsI


 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 1987 yılından bu yana 4-10 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle değerlendirilen İş Sağlığı ve Güvenliği haftasının bu yıl 30.’su kutlanacaktır. İş sağlığı ve güvenliği, kamu-özel sektör ayrımı yapılmaksızın tüm çalışanları kapsayan sağlık ve güvenlik konuları ile ilgili bir alandır. Çalışanların sağlığı, işin güvenliğinin korunması amacıyla yapılan tüm faaliyetlerin temelini oluşturan eğitim konusu bu kapsamda son derece önemlidir. Ülkemizde tüm yasal düzenlemelere ve yaptırımlara rağmen her altı dakikada 1 iş kazası meydana gelmekte, her iki buçuk saatte 1 çalışan sakat kalmakta, her altı saatte ise 1 çalışan hayatını kaybetmektedir. Verilen rakamsal değerler günlük hayatta çok fazla dikkatimizi çekmeyen bir konunun ne kadar önemli sonuçlarının olduğunu ortaya koymaktadır. İşyeri ortamında çalışma şartları, çalışan kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir, dolayasıyla iş güvenliğinin sağlanması ile toplumun mutluluğu arasında da bir ilişki kurmak mümkündür. Dünyada olduğu gibi iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ortaya çıkan yaralanma, sakat kalma ve ölüm durumları ülkemiz için de son derece önemlidir. Bu sonuçların toplum üzerinde oluşturduğu manevi üzüntünün yanısıra ortaya çıkan maddi zararlara bağlı milli servet kaybının iş sağlığı ve iş güvenliğini, üzerinde önemle durulması gereken bir konu durumuna getirmektedir. İş sağlığı ve güvenliği temelli yıllık Ülkemizin maddi kayıpları ile; 1.465.675 kişiye 12 ay boyunca işsizlik ödeneği, 3.500 km bölünmüş yol, 1.684 km otoyol, 1.684 adet 16 derslikli okul yapılabilmektedir.

 

30 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin tüm çalışanlar kanun kapsamına alınmıştır. Ancak az tehlikeli sınıfta yer alan kamu kurumlarının hemen hemen hepsi 1 Temmuz 2016 tarihinden sonra işyerlerinde İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Uzmanı ve Diğer Sağlık Personelinin çalıştırılması veya bu konumda uzman olan kişilerden hizmet alınması zorunlu hale gelmiştir. Ayrıca her bir işyerinin, yerleşkeleri için risk değerlendirmesi yaptırması, acil durum eylem planı hazırlanması, çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim verdirmeleri, tehlike durumlarında çalışanların çalışmaktan kaçınma hakkı getirilmiştir.

 

Bu hafta vesilesiyle kazasız, sağlıklı ve güvenli bir iş yaşamını hep beraber paylaşmak dileği ile derken, unutmayalım ki; “Görünmez Kaza Bizim Öngöremediğimiz Kazadır”.